Beschreibung
Produktdetails
Einband
Taschenbuch
Erscheinungsdatum
01.09.2026
Verlag
Okuyan Us YayinlariSeitenzahl
552
Maße (L/B)
13,5/21 cm
Sprache
Türkisch
EAN
9786255634801
Bir kadin hayati boyunca kendisinden beklenen her seyi yapabilir Iyi bir evlat, anlayisli bir es, basarili bir calisan, fedakar bir anne olabilir. Güclü görünmeyi, ihtiyaclarini ertelemeyi, kimseye yük olmamayi ögrenebilir. Üstelik bütün bunlari kendi secimleri zannedebilir. Peki ya kurdugu hayatin merkezinde, henüz tanismadigi biri varsa Kendisi.
Jungyen analist Marion Woodman, Kanatlarini Bulan Kadinlarda kadinlarin kendi seslerine, bedenlerine ve arzularina yabancilasmalarinin ardindaki psikolojik dinamikleri inceliyor. Ataerkil bir toplumda büyümenin etkilerini yalnizca dis dünyanin beklentileriyle sinirli tutmuyor; bu beklentilerin nasil icsellestirildigini, zamanla insanin kendi kendisine koydugu kurallara dönüstügünü ve benligin en derin katmanlarina kadar uzandigini gösteriyor.
Üc kadinin kisisel deneyimleri üzerinden ilerleyen kitap, kadinlarin kendilerine bicilen rollerden siyrilarak ruhsal bütünlüklerine ulasma cabasini izliyor. Jungun bireysellesme kavramini yasamin icinden anlatilarla bulusturan Woodman, kadin olmanin ne anlama geldigini baskalarinin tanimlarindan degil, kisinin kendi icsel hakikatinden hareketle düsünmeye cagiriyor.
Babanin Evinden Cikmak Icin Bavul Hazirlamak Yetmiyor
Kitabin özgün basligindaki babanin evi, yalnizca gercek bir babayi ya da cocuklugun gectigi evi anlatmiyor. Bu ev dogruyla yanlisin, basariyla basarisizligin, makbul olmakla dislanmanin sinirlarini cizen bütün bir degerler düzenini temsil ediyor. Kadinlara nasil görünmeleri, nasil sevmeleri, ne kadar istemeleri, neye katlanmalari ve hangi duygularini saklamalari gerektigini ögreten görünmez bir yapi. Bu nedenle o evden ayrilmak, fiziksel bir uzaklasmadan cok daha fazlasini gerektiriyor. Insan büyüyebilir, baska bir sehirde yasayabilir, ekonomik bagimsizligini kazanabilir ve yine de icinde tasidigi o evin kurallarina göre yasamayi sürdürebilir. Kendini sürekli yargilayan ic ses, dinlenmeye izin vermeyen basari baskisi, sevilmek icin uyum gösterme zorunlulugu ya da bedene duyulan güvensizlik, bu yapinin disaridan iceriye nasil tasindigini aciga cikariyor.
Woodmanin sordugu soru bu yüzden yalin oldugu kadar sarsici Kendi hayatimizi mi yasiyoruz yoksa bize ögretilen hayati kusursuz bicimde sürdürmeye mi calisiyoruz
Beden Bazen Aklin Söyleyemedigini Söyler
Kanatlarini Bulan Kadinlar, bireysellesme sürecini yalnizca düsünceler üzerinden ele almiyor. Bastirilmis duygularin, ifade edilememis öfkenin, yasin, travmanin ve karsilanmamis ihtiyaclarin bedende nasil iz biraktigina da dikkat cekiyor. Kadinin kendi bedeninden uzaklasmasi cogu zaman kendisinden uzaklasmasinin en görünür bicimlerinden biri. Beden denetlenmesi, düzeltilmesi ya da susturulmasi gereken bir nesneye dönüstükce kisinin sezgileriyle, ihtiyaclariyla ve yasama iliskin bilgeligiyle bagi da zayifliyor. Woodman ise bedeni asilmasi gereken bir engel olarak degil, ic dünyaya acilan bir kapi olarak görüyor.
Bu yaklasim, iyilesmenin yalnizca gecmisi anlamakla gerceklesmeyecegini düsündürüyor. Bazen iyilesmek uzun zamandir duyulmayan bir duyguyu fark etmek, bazen bedende biriken öfkeye kulak vermek, bazen de insanin kendisine ilk kez, gercekten ne istedigini sormasi anlamina geliyor.
Bazen gercek özgürlük yeni bir yere gitmekle degil, yillardir icinde yasadigin evin sana ait olmadigini fark etmekle baslar.
Noch keine Bewertungen vorhanden
Verfassen Sie die erste Bewertung zu diesem Artikel
Helfen Sie anderen Kundinnen und Kunden durch Ihre Meinung.
Kurze Frage zu unserer Seite
Vielen Dank für Ihr Feedback
Wir nutzen Ihr Feedback, um unsere Produktseiten zu verbessern. Bitte haben Sie Verständnis, dass wir Ihnen keine Rückmeldung geben können. Falls Sie Kontakt mit uns aufnehmen möchten, können Sie sich aber gerne an unseren Kund*innenservice wenden.
zum Kundenservice